Bâbürlü Hükümdarı Ekber Şah’ın Dinî Senkretizmi Üzerine
Abstract
XVI. yüzyılın başlarında tarih sahnesinde yer alan Bâbürlü Devleti’nin 1556-1605
yılları arasında hükümdarı olan Ekber Şah, pek çok alanda Bâbürlülere
gerçekten en parlak ve ihtişamlı dönemlerini yaşatmıştır. Ekber’in belki de en
fazla dikkat çeken ve birtakım tartışmaları da beraberinde getiren yönü, “Dîn-i
İlâhî” adıyla yeni bir din kurmasıdır. Etrafını saran bazı akıl hocalarının ürettiği
“sulh-ı küll” (çeşitli din ve mezheplerle ırklar arasında karşılıklı müsamahaya
dayanan dostluk ve barış içinde yaşama fikri) düşüncesinden hareketle ve
büyük ihtimalle Hindûlarla Müslümanlar arasındaki çatışmalara son vermek
amacıyla kurmuş olduğu bu din, çeşitli dinlerin meziyet olarak kabul ettiği
inanç prensiplerini birleştirerek ortaya atılmış ve Ekber Şah’ın şahsında
merkezîleşen bir kült olarak gelişmiştir. İşte biz bu makalede, Ekber Şah’ın Dîn-i
İlâhî’si etrafında gelişen tartışmalara ve bu dinin çerçevesini oluşturan
prensiplere-uygulamalara bir göz atarak; söz konusu senkretik dinin, içinde
doğduğu topluma neler kazandırdığına ya da kaybettirdiğine ilişkin bazı
mülahazalara yer verilecek, Ekber’in Dîn-i İlâhî’si bağlamında “Dinlerarası
Diyalog” üzerine birşeyler söyleyebilme imkânına işaret edilecektir.