Gubârî'nin Eserlerinde Hac İbadeti
Abstract
10. yüzyılın ortalarında Türklerin İslâm dinini benimsemesi, yeni bir fikir akımına da kapı aralamıştır. Kur’ân-ı Kerîm’de İslâm’ın beş şartından olan hac ibadetinin yapılmasını emreden ayetlerle Hz. Peygamber’in haccı ve seyahati tavsiye eden hadisleri neticesinde Türkler arasında hac görevini yerine getirme arzusu doğmuştur. Elbette bu durum edebiyatımıza da yansımıştır. Böylece 13. yüzyıldan itibaren şairlerimiz tarafından hac yolculuğunu anlatan seyahat-nâme literatürü oluşmaya başlamıştır. Bu literatür çerçevesinde Klasik edebiyatımızda haccın erkânını işleyen menâsikü’l-hac isminde tür oluşmuştur. Bu eserlerde dinin doğuş yeri Mekke’yi gezip görmek, hac görevini ifa etmek isteyen şairlerimizce hac ve Kâ’be motifi ayet ve hadislerden iktibaslarla veya remizlerle anlatılan hususiyetler olarak karşımıza çıkmaktadır. Çalışmada 16. yüzyılın tanınmış şairi Gubârî’nin eserleri ile hac ibadetinin anlatılması amaçlanmıştır. Şairin hac ibadetini, hacda yapılan fiillerin çıkış noktasını ayet ve hadisler ışığında edebî sanatlarla anlatması ile bu ibadetin milletimizce özümsenmesine olan katkısı vurgulanmıştır.