İslâmi Gelenekte İsa-Mesih İnancı
Abstract
Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslâmiyet gibi üç ilâhi dinin ilgilendiği temel konulardan birisi Mesih ve Mesih’le ilgili konular olmuştur. Mesih problemi, Yahudilikteki ve Hıristiyanlıktaki şekliyle İslâmi konuların içinde öncelikli bir konu değildir. Ancak Kuran’da, Mesih kelimesinin geçmesi, hadislerde Mesihle ilgili rivayetlerin bulunması, “İslâmi Gelenekte”, bir düşünce birikimine yol açmıştır. Böylece, Kur’an’da ve hadislerde Mesih konusu veya İslâmî düşünce sisteminde Mesihle ilgili spekülasyonlar üzerinde İslâm bilginleri çok farklı görüşler ileri sürmüşlerdir. Birçok İslâm bilgini, İsa’nın Mesih olarak dünyanın sonunda geleceğine dair hadislere dayanarak, İsa’nın geleceğini kabul etmektedirler. Ancak, İsa’nın geleceğini kabul etmeyen İslam bilginleri de olmuştur. Bunlara göre, Nuzul-ü İsa konusundaki İslâmi görüşlere, Hıristiyan inancının karışmış olması ihtimali büyüktür. Çünkü Kur’an’da, açık şekilde İsa’nın geleceğine dair hiçbir ayet yoktur. Diğer yandan, İsa’nın nuzulünü haber veren hadislerin Ahad hadisler olduğu belirtilerek, Ahad hadislerle imanî konuların inanç konusu yapılamayacağını, birçok İslâm bilgini belirtmektedir. Bütün bunlara rağmen, İslâm düşüncesinde Mesih ve Mehdi fikirleri etrafında çok yaygın bir fikir birikimi oluşmuştur. Bu görüşler, hem Şia’da, hem de Sûfi çevrelerde ve hatta Sünni çevrelerde yaygınlaşmıştır.